Nörobilim müziğin hangi yaşta olursa olsun beyin aktivitesini arttırabildiğini kanıtladı

Yaşlı insanlarda genç insanlarınki kadar yeni beyin hücreleri büyümektedir ve müzik beyin aktivitesini arttırmak için dostlarınızdan biri olabilir!

Dr. Marian Diamond’un öncü araştırmasının beynimizin hayatımız boyunca “plastik” kaldığını kanıtladığından beri gittikçe daha fazla çalışma bu bulguyu desteklemekte ve beyinlerimizi meşgul etmenin bilişsel zayıflamayı yavaşlatmaya yardımcı olduğuna ilişkin farkındalığı arttırmaya katkı sağlamaktadır. Kolombiya Üniversitesi ve New York Eyalet Psikiyatri Enstitüsü tarafından yapılan güncel bir çalışma (Nisan 2018); yaşlı insanlarda genç insanlarınki kadar yeni beyin hücresi büyüdüğünü kanıtlamıştır. Diğer bir deyişle sağlıklı yaşlı kadın ve erkekler, beyinlerini meşgul ederek ve canlandırarak beyin aktivitesini geliştirme ve arttırma kapasitesine sahiptir. Bu ne kadar mutlu edici bir gelişme değil mi?

“Yaşlı insanların, genç insanlarda olduğu gibi öncü hücrelerden binlerce yeni hipokampal nöron oluşturmaya ilişkin benzer bir beceriye sahip olduğunu bulduk” (…) “Aynı zamanda her yaşta eşdeğer hacimde hipokampusler (duygu ve bilişsellik bakımından kullanılan beyin yapısı) bulduk.” Dr. Maura Boldrini

Müzik beyin aktivitesini arttırabilir.

Ancak yaşlı insanlarda beyin yapılarında daha az yeni kan damarı oluşturduğu doğrudur. Bu nedenle zihin egzersizleriyle birlikte orta derecede fiziksel egzersizin, damar oluşumunda ve beyne kan akımında zayıflamayı önlemeye yardımcı olmada son derece önemli olduğunu ne kadar söylesek azdır. Bu nedenle daha fazla beyin hücresi oluşturma ve zihninizin keskin kalma becerisi mevcuttur, burada sadece beyin ve vücut arasındaki sinerjinin korunması önemlidir. Biz, bunu başarmanızda size yardımcı olabilecek çok kolay ve keyifli aktiviteler olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bugünkü blog yazısında müziğe ve müziğin esas olarak beyin gücünüzü nasıl arttırabildiği ve genç insanlarınki kadar fazla yeni beyin hücresi çoğaltmaya nasıl yardımcı olabileceğiniz ele alındı.

Basitçe keyif alarak müzik dinlemenin faydaları

Yaşlandıkça beyinlerimizin uyarılmış olarak tutmaktan söz etmek gerekirse bazı çalışmalar; müziğin, beyin gücümüzün iyileşmesine yol açacak şekilde beyninizin toplam 4 yarısını kullanabildiğini göstermektedir. Zihninizi keskin ve odaklı tutmanın sadece bir enstrüman çalmak veya keyif aldığınız müziği dinlemek kadar keyifli bir şeyle sağlanabileceğini bilmek ne kadar keyifli olurdu?

Sevdiğiniz müziği dinlemenin faydaları

Müzik konsantre olmanıza yardımcı olur

Ancak bugünkü dijital dünyadaki tüm dikkat dağıtıcı unsurlarla odaklı ve rahat kalmak zorlayıcı olabilir. Neyse ki konsantre olma becerinizi geliştirmeye yardımcı olabilen alışkanlıklar vardır. En kolay ve en keyifli alışkanlıklardan biri basitçe sevdiğiniz müziği dinlemek olabilir. Müziğin konsantre ve daha ilgili olmanıza yardımcı olabilmesinin nedeni; müziğin, nörotransmitterleri aşağıdaki unsurları doğrudan etkileyen dopamin üretmek için uyarması ile ilgilidir:

Dopaminin beynin “motivasyon molekülü” olduğu bilinmektedir ve doğrudan keyif-ödül sistemi ile ilişkilidir. Tıpkı çikolata yediğinizde olduğu gibi ya da beklemediğiniz bir anda radyoda en sevdiğiniz şarkı çıktığı zaman hissettiğiniz gibi sizin mutlu hissetmenizi sağlar! Ancak aynı zamanda daha üretken olmanıza yardımcı olur. Dr. Lesiuk yaptığı çalışmada; müziğin çalışma ortamındaki performansı nasıl etkilediğini ve müzik dinleyen insanların görevlerini nasıl daha hızlı tamamladığını ve müzik dinlemeyen insanlardan daha iyi fikirler ürettiğini incelemiştir. Bunların nedeni müziğin stres seviyesini azaltıyor olmasıdır.

Müzik konsantre olmanıza yardımcı olur

Kişisel tercihlerin, beyin fonksiyonunu arttırmak için müzik yeteneğine ilişkin diğer bir önemli bileşen olduğu görülmüştür. Basitçe sevdiğiniz müziği dinlemek; beyninizin duygularınızı kontrol eden bölgeleriyle bağlantılı olduğu için odaklanmanızda bir artış sağlayabilir. Dolayısıyla müzik dinlemek, olumlu duygular hissettirmenin yanı sıra daha yüksek seviyede verimliliğe yol açabilmektedir. Ancak bu çalışmada aynı zamanda, yaşlı insanların daha az müzik dinlediği sonucuna varılmıştır. Yine bu nedenle farkındalığı arttırmak ve devreye girmenizi sağlamanın ve kısaca iyi hissetmenizin önemli olduğunu düşünüyoruz ve Plato’nun 2 bin yıl önce yazdığı şu sözü doğruluyoruz:

“Müzik evrene ruh verir, zihni kanatlandırır, hayal gücünü uçurur, hayata ve her şeye güzellik ve neşe katar.”

Müzik dinlemek ağrıların dinmesine yardımcı olabilir

İşe giderken yolda veya evdeyken sevdiğiniz müziği dinlemenin sadece eğlenceli dikkat dağıtıcı bir durumdan çok daha fazlası olabileceğini biliyor muydunuz? İsveçli araştırmacı ekibi; sıkça sevdiğiniz müziği dinlemenin stres hormonu olan kortizol seviyesini dengelemeye yardımcı olabileceğini bulmuştur. Müzik aynı zamanda eşzamanlı olarak sizin dikkatinizi dağıtarak ve olumlu hisleri arttırarak mükemmel bir ağrı kesici görevi görebilir. Bu nedenle müzik dinlemek, ağrı ve stresi azaltmayla birlikte fibromiyalji hastaları gibi kronik ağrı çeken hastalarda belirti kontrolünü geliştirme potansiyeline sahip olmayla ilişkilidir. Bu eski bir görüştür. Araştırmalarda yaygın şekilde ele alınmış ve 50’li yıllarda ‘odyoanaljezi’ olarak bulunmuştur. Ancak müziğin potansiyel ağrı azaltma etkisinin altında yatan mekanizma açıklığa kavuşturulmamıştır, çünkü müzik dinlemenin ağrıyı dindirme üzerinde doğrudan bir etkisinin mi olduğu yoksa sadece bizim ağrıyla başa çıkmamızı mı kolaylaştırdığına ilişkin belirsizlik vardır.

Müzik dinlemek ağrıların dinmesine yardımcı olabilir

Klasik Müzik – Mozart etkisi

Müzik odaklanmanın artmasına yardımcı olabilirken etkililiği müziğin türüne bağlı olabilir. Helsinki Üniversitesi’nde yapılan araştırma, klasik müziğin beyin fonksiyonunu geliştirdiğinin görüldüğünü göstermiştir. Klasik müzik dinlemek, dopamin salımıyla ilişkili nöronların aktivitesini ve nörodejenerasyonla ilgili olarak nöronların düzenlenmesini geliştirir. Bu nedenle Bach, Mozart veya Beethoven gibi klasik bestecilere ait eserler bir sınav veya bir iş projesi için odaklanmamıza yardımcı olabilir. Klasik müzik severler için bu iyi bir haberdir ve yaştan bağımsız olarak doğru olduğu görülmüştür. Esas olarak Kyoto ve Harvard Üniversiteleri arasında yapılan ortak bir çalışmada “Mozart etkisi” analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda 8 ila 9 yaş arasındaki çocuklar ve 65 ila 75 yaşları arasındaki yetişkinlerde Mozart dinleyen çocuklar ve yaşlıların, uygunsuz bir müzik dinleyenlere veya müzik dinlemeyenlere kıyasla daha iyi performans sergilediği ortaya çıkmıştır. Yetişkinlerin beyin fonksiyonu da klasik müzik dinlerken gelişmiştir ve müzik plastisitesinin, ileri yaşta dahi var olduğu bir kez daha görülmüştür.

Müzik demans hastalarının anılarını ve duygularını yeniden hatırlamasına yardımcı olur

“Alive Inside” belgeseliyle tanınan nörolog Oliver Sacks; “Müzik duyguları anımsatır ve duygular anıları beraberinde getirir…Müzik başka bir şeyin yapamadığını yapıp yaşam hissini geri getirir.” Müziği günlük aktivitelerle bir araya getirilerek demans ve Alzheimer hastalarında zamanla bilişsel yetileri geliştirerek ilgili aktiviteye ilişkin anıyı yeniden hatırlamalarına yardımcı olan bir ritim gelişebilir. O belgeselin fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz:

Sacks: “Müzik diğer herhangi bir insan deneyiminden daha derin olarak beyinde iz bırakır.”

Erken yaşta alınan müzik eğitimi ileri yaşta beyin plastisitesine fayda sağlar

Dr. Nina Kraus tarafından Ağustos 2012’de yürütülen bir çalışmada; küçükken bir enstrüman çalan yaşlı bireylerin, öğrenmeyi 40 yıl önce bırakmış olmalarına rağmen daha önce enstrüman çalmayan bireylere göre konuşma sesine karşı daha hızlı bir beyin yanıtına sahip olduğunu bulmuştur.

Erken yaşta alınan müzik eğitimi ileri yaşta beyin plastisitesine fayda sağlar

İnsanlar yaşlandıkça duymayı tehlikeye atan şekilde beyinde değişiklikler meydana gelir. Yaşlı bireyler tipik olarak, konuşmayı yorumlamayı zorlaştırabilen şekilde hızla değişen seslere karşı daha yavaş bir yanıt vermektedir. Hayatları boyunca enstrüman çalmaya devam eden müzisyenlerde genellikle bu bilişsel zayıflama başlar. Bu bulgular; erken yaşta alınan müzik eğitiminin, beynin sesi işleme şekli üzerinde uzun süren, olumlu bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.

Enstrüman çalmayı öğrenmek beyne kan akışını arttırabilir

Mayıs 2014’te yapılan bir çalışmada; kısa bir süre boyunca olsa dahi enstrüman çalmayı öğrenmek, beynin sol yarımküresine giden kan akışını arttırabildiğini göstermiştir. Çalışma, Liverpool Üniversitesi Psikoloji bilimdalında lisans öğrencisi olan Amy Spray ve Dr. G. Meyer tarafından yürütülmüştür. Çalışma; enstrüman çalmayı öğrenmenin çocuklarda ve yetişkinlerde beyin gücünü ve bilişsel fonksiyonu arttırdığını kanıtlayan yeterli bulguya ulaşmıştır. Erken yaşta enstrüman çalmaya başlayarak edinilen sinirsel gelişmeler ileri yaşlara kadar uzanmaktadır. Müzik eğitimi yaşlandıkça beyninizin keskin kalmasını sağlar ve bilişsel zayıflama yaşayan yaşlı bireyler için rehabilitasyon programının tamamlayıcı bir bölümü olabilir.

Enstrüman çalmayı öğrenmek beyne kan akışını arttırabilir

Müzik ve dil ortak beyin yolunu kullanır

Birçok insan müziğin evrensel bir dil olduğunu söylemekte ve bazı bulgular müzik ve dilin etkin olduğu alanların aynı beyin yolunu kullandığını göstermektedir. Bir basın bülteninde Dr. Amy Spray bulguları şu şekilde açıklamıştır:

“Kan akışı bölgelerindeki benzerliklerin sadece yarım saatlik basit bir müzik eğitiminden sonra kazandırılabildiğini görmek büyüleyicidir. Bu, ilişkili beyin yapılarının, dilin işlenmesiyle ilişkili olduğu düşünülen alanları kullanmasının sonucu olduğunu göstermektedir. Bu nedenle müzik eğitiminin, müzik algısı için kullanılan bilişsel mekanizmalarda hızlı bir değişimle sonuçlandığını ve bu ortak mekanizmaların genellikle dil için kullanıldığını varsayabiliriz.”

Bireyler, zeka ve vücutları için müziğin olumlu etkilerinden oluşan sonsuz bir liste hakkında daha bilinçli hale geldikçe beyninizin hakettiği ayarı inkar etmek için hiçbir bahane yoktur!

Kaynakça:

Tarafından yazılmıştır Stannah en 22-08-2019