8006216161

Ücretsiz arama

Artrit Tulumu Deneyimi: Kendini başkasının yerine koymak

Artrit tulumuyla, bir anda bir yaş grubundan diğerine geçiverdim. Empati kurmanın gerçekten de insanın kendisini fiilen bir başkasının yerine koymasından daha iyi bir yolu yok.

Tarafından yazılmıştır Stannah en 22-08-2019

Stannah’nın Uluslararası İçerik Birimi’nin yeni bir üyesi olarak şirket genel merkezini ziyaret etmek, firmanın ürünlerini ve değerlerini ilk elden tecrübe etmek bakımından harika bir fırsattı.
Hangi departmandan olursak olalım, müşterilerimizle empati kurmak, ihtiyaçlarını daha iyi, daha fazla hassasiyetle anlayabilmemiz bakımından büyük önem taşıyor. Bu yüzden, her Stannah çalışanının kendisine daima sorması gereken mühim bir soru var: Artrit ve kısıtlı hareket kabiliyetiyle yaşamak nasıl bir his?

Artritle yaşamak nasıl bir his?

Bu tür empati, müşterilerimiz için en iyi ürünleri tasarlamada kilit bir unsurdur. O nedenle, Artrit Tulumu Deneyimi, Uluslararası İçerik Ekibi’nin genel merkez ziyaretinin önemli bir kısmıydı.

Stannah’nın ardındaki itici güç müşteri odaklı bir kültür: Hedefimiz müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler sunmak. Bu doğrultuda, müşterilerimizi daha iyi anlayabilmek için, işin teknik kısımlarına verdiğimiz önemin yanında, yaşlanmaya ilişkin literatürü taramaya da bolca zaman ayırıyoruz.

Başlıca hedeflerimizden biri farklı ülkeler ve kültürlerden insanlarla etkili bir şekilde iletişim kurabilmek. Bu da gerçekten bir zorlu bir görev! Biz önlem almanın önceliğini vurgulamaya çalışıyor ve müşterilerimize faydalı ve eğitici bilgiler sunuyoruz.

Pekiyi artritin yaşattığı zorlukları vurgulamak neden bu kadar önemli? CDC’ye (ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri) göre ABD’deki yetişkin nüfusunun yaklaşık %22’sine bir artrit türevinin tanısı konulmuş bulunuyor. Bu hastalık şiddetli acı, ağrı, stres, kaygı ve hatta depresyona yol açabiliyor.

Yaşlıların %50’sinden fazlasının artritten muzdarip olduğunu biliyor muydunuz?

Bu sağlık durumu, yaşlılar arasında daha da yaygın. Araştırmalar, yaşlıların %50’sinden fazlasının bir noktada artrit şikayeti yaşayacağını gösteriyor. O yüzden de bu, göz ardı edebileceğimiz bir mesele değil. Artrit üzerine düşünmek, anne babalarımızın, sevdiklerimizin hatta kendimizin geleceğini düşünmek demek. Ayrıca bu veri, bu görünüşte kaçınılmaz olan sağlık durumunun ilerlemesini ertelemek için önlemler almanın önemini vurguluyor.

Yaşlıların %50’sinden fazlası bir noktada artrit şikayetleri tecrübe ediyor.

Artritle yaşayan bireylerle empati kurabilmek için, bu rahatsızlığı kendi bedeniniz üzerine hissetmekten daha iyi bir yol olamaz. Bu yüzden de Stannah işleri bir adım daha ileriye taşıyarak artrit hissini simüle edebilen bir fiziksel deneyim yarattı. Bu konuda bir artrit tulumu geliştiren ilk şirket olan Ford’un izinden gittik. NAPP Pharmaceuticals da benzer bir tasarım geliştirip tulumlarına “empati uyandırma cihazı” adını vermişti. Ford’un amacı arabaların ileri yaştaki bireyler için nasıl daha rahat hâle getirilebileceğini anlamaktı, NAPP ise empati üzerine odaklanmıştı. Stannah olarak biz de artrit tulumlarını hem tasarımlarımızı daha da geliştirmekte, hem de müşterilerimizi daha iyi anlamakta kullanıyoruz.

Artrit Tulumu Deneyimi

Loughborough Üniversitesi Tasarım Bölümü tarafından yaratılan Artrit Tulumu, Birleşik Krallık’ta bulunan üç örnekten biri. Stannah’da bu, çalışanların artrit ve hareket kısıtlılığından muzdarip müşterileri daha iyi anlayabilmesini sağlamak için kullanılıyor. Tulum, uzun soluklu araştırmalar, literatür taramaları, sağlık uzmanlarıyla istişareler ve hastalarla yapılan görüşmeler sonucunda geliştirilmiştir. Yaşlılığın bazı etkilerini simüle ederek bahsedilen rahatsızlıklara sahip olmayan bireylerce bunların bizzat tecrübe edilebilmesini sağlamayı hedefler.

Birkaç saniye içinde, kendimi bir nesilden bir yaş grubundan başka bir yaş grubuna geçmiş buldum.

Yaş, görsel değişikliklerin yanında eklem hareketliliğinde ve dokunma hassasiyetinde azalmayı da beraberinde getirir. Pekiyi ama bunu 33 yaşındayken nasıl anlayabilirdim? Çoğu kişi, empati geliştirmek için insanın kendisini bir başkasının yerine koymaktan daha iyi bir yolu olamayacağını söyler. Pazar İçgörü Müdürü’müz işte bu yüzden bana olabilecek en iyi yaşlanma deneyimi olanağını sundu.

Tulumu giyer giymez, eklemlerimde tutukluk ve rahatsızlık hissettim. Genel Merkez binasında yürürken, bu sağlık durumunun günlük hayatımı nasıl etkileyebileceğini düşündüm.
Tulum artritin, bilhassa da eklemlerin için de hissedilen türleri dahil olmak üzere farklı seviyeleri ve şiddet derecelerini simüle edecek şekilde tasarlanmıştı. Kırmızı “sızı kesecikleri”, giyenlerin tutukluk, şişlik ve rahatsızlık hissetme olasılığının yüksek olduğu alanları temsil ediyordu.

Kısaca, tulumun bölümleri şunlar:

Knees: Dizler

Hands: Eller

Elbows: Dirsekler

Spine: Omurga

Waist: Bel

Hip: Kalça

Neck: Boyın

Feet: Ayaklar

Artritin günlük yaşam üzerindeki etkisi

Artritle baş etmenin nasıl bir şey olduğunu hiç düşündünüz mü?

Bu her Stannah çalışanının kendisine sorması gereken mühim bir soru. Departman ya da çalışma alanı fark etmeksizin, müşterilerimizin gerçek ihtiyaçlarını anlayabilmenin temelinde onlarla empati kurabilmek yatıyor. Müşterilerimizin her gün neler yaşadığını öğrenerek ürünlerimizi, kullanımlarının çok daha kolaylaşacağı şekilde daha da geliştirebiliriz.

Tulumu giyme sırası bana geldiğinde, ileri yaşta bir bireyin günlük düzeninin parçası olabilecek bazı hareketleri gerçekleştirerek bu olanaktan en iyi şekilde faydalanmaya çalıştım. Bu hareketlerden bazıları şunlardı:

Merdiven inip çıkmak:

Dizlerdeki tutukluk nedeniyle, merdiven inip çıkmak özellikle acı vericiydi ve eklemlerimde kıtırdama tecrübe ettim. Stannah tarafından birçok Avrupa ülkesi ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yürütülen bir pazar araştıması, eklem ağrısının hareket sorunlarının temel nedenlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Hatta, merdiven asansörü kullanıcılarının %50’si eklem sorunlarına sahip; potansiyel kullanıcıların da %60’ı diz yahut eklem sorunlarından muzdarip. El becerisi de ayrıca mühim bir rol oynuyor; zira tulum üzerimdeyken tırabzana tutunmakta epey zorlandım. Bu hareket kısıtlılığı nedeniyle ellerimle sarf etmek zorunda kaldığım efor, tek zayıf noktanın dizlerim olmadığını anlamamı sağladı.

Yemek içmek ve dişlerimi fırçalamak:

Ellerimi kullanmamı gerektiren, yemek yemeye çalışmak ya da diş fırçalamak gibi her tür aktivite, son derece acı vericiydi. Su bardağı gibi bir cismi kaldırma hareketi içeren her aktivite acı veriyor ve elimdekini düşürmemek için yoğun bir çaba göstermemi gerektiriyordu. Ayrıca, bir şeye uzanmaya çalıştığımda, dirseğimde bulunan, hareket kısıtlılığı etkisini kopyalayan çubuklar ve kayışlar kolumu esnetmemi engelliyordu.

Otururken arkaya yaslanmak ve tekrar ayağa kalkmaya çalışmak:

Kalçam ve belimdeki, karın kaslarımı kullanmamı zorlaştıran kısıtlayıcı kısımlar yüzünden, uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkmakta ciddi sorun yaşadım. Ayrıca, dizlerimin zayıflığının etkili olduğu gibi, ellerim de bana güvenli bir şekilde ayağa kalkabilmek için ihtiyacım olan özgüveni sağlayamadı.

Başımı çevirip arkaya bakmak:

İster ayakta, ister oturuyor olayım, boynumdaki tutukluk ve denge sorunları beni başımı çevirip arkaya bakabilmekten alıkoydu. Hareket kısıtlılıkları ve çabuk tepki verememenin beni olası tehlikelere karşı korunmasız kılabileceğini hissettim.

Yere eğilmek:

Belim ve kalçamdaki kısıtlamalar nedeniyle, yere eğilmek çok zordu. Sağ ayaktaki şişlik de hareketliliğimi kısıtlayan bir unsur oldu; rahatsızlığımı artırdı ve yürümeyi zorlaştırdı.

Stannah Merdiven Asansörü Odası

Stannah merdiven asansörü odasına geldiğimde, Artrit Tulumu’nu bir süredir giymekteydim. Odada, farklı şekillerde merdivenlere ve farklı merdiven asansörlerini simüle eden farklı seçenekler sunulmaktaydı.

Acı içinde olduğumdan, merdiven asansörlerini denemeye son derece hevesliydim. Ama önce, sonrasında farkı daha iyi anlayabilmek için, merdivenleri birkaç kez daha inip çıkmanın daha iyi olacağını düşündüm. Dizlerim inip çıkma hareketinin gerektirdiği efordan acıyordu, öte yandan ellerim de tırabzana tutunmanın zorluğundan sızlamaktaydı. Kendimi kesinlikle güvende ya da rahat hissetmiyordum. Merdivenlerin tepesine ulaştığımda, düşme korkusu olmadan durabilme gücüne ve dengesine sahip olmadığımı hissettim.

Nihayet, merdiven asansörlerini kullanma vakti geldi. Koltuğa oturmadan önce, otomatik ayak tablası düğmesini kullandım ve “Eğilmeme bile gerek yok!” diye düşündüm. Sonra nihayet koltuğa oturduğumda, koltuğun ne kadar rahat olduğunu ve herhangi bir şekilde basınç uygulamamı gerektirmediğinden (arabalardaki emniyet kemerleri gibi) emniyet kemerini kullanmanın ne kadar kolay olduğunu düşündüm. Sarsıntısız birkaç iniş çıkıştan sonra, günlük işler bu durumdaki bir insanı bu kadar zorladığına göre, merdivenlerin de fazladan bir engel oluşturmaması gerektiğine karar verdim.
Merdiven asansörünü kullanırken, diz eklemlerimi dinlendirdiğimi ve ellerimi tırabzan kullanmanın gerektirdiği çabadan kurtardığımı düşündüm. Kendimi güvende hissettim.

Starla, Siena modellerini denedim. Her birinde çok rahat ettim. Otomatik ayak tablası sayesinde eğilmeme gerek olmadı ve ergonomik emniyet kemeri sayesinde ellerim hiçbir zorlanmaya maruz kalmadı. Bununla birlikte, tulum bütün bedeni etkileyen ileri bir artrit vakasını simüle ettiğinden, kullanıcıların, oturup kalmak üzere eğilme çabasını en aza indirecek şekilde daha dik bir şekilde durmasına izin veren Sadler’in durumuma en uygun seçenek olduğunu düşündüm.

Şahsi deneyimime dayanarak eklemlerinde, bilhassa da kalça ve dizlerinde kısıtlı esneklik sahibi kişiler için özel olarak üretilmiş olduğundan, Sadler’in dört dörtlük olduğunu söyleyebilirim.

Bu yüzden, şahsi deneyimime dayanarak eklemlerinde, bilhassa da kalça ve dizlerinde kısıtlı esneklik sahibi kişiler için özel olarak üretilmiş olduğundan, Sadler’in dört dörtlük olduğunu söyleyebilirim. Bana, ihtiyacım olan konforu sağlayacak şekilde en doğru eğime, döşemeye ve genel olarak tasarıma sahip olduğunu hissettirdi. Dahası, hem daha uzun hem de daha kısa boylu kullanıcılara da uyum sağlayabilecek şekilde, farklı yüksekliklerde sunuluyor.

Stannah’nın, tasarımlarını daha da geliştirmek için gerçekleştirdiği araştırmalardan çok etkilendim. Şirket olarak ürünlerimizin müşterilerimizin yüksek beklentilerini karşılayabilmesi için terapistlerle ve doktorlarla yoğun bir şekilde çalışıyoruz.

Günün sonunda, bunun aynı zamanda duygusal bir deneyim de olduğunu hissettim. Artık ağrılar, kısıtlamalar, yılgınlık ve başkalarına bağımlılığın büyüklerimizi psikolojik olarak nasıl etkileyebileceğini anlıyorum.

Bu yüzden, kısıtlı hareket kabiliyeti olanlar için hayatı kolaylaştırma çabasını son derece ciddiye alan Stannah ailesinin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. Her şeyin ötesinde, artritten muzdarip bireylerin yaşadığı zorluklara hassasiyetle yaklaşan, bu hastalığa dair farkındalık yaratan ve ürünlerini müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere şekillendiren bir şirkette çalışmaktan mutluluk duyduğumu anladım.